part one - Turkish English Dictionary

part one

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "part one" in Turkish English Dictionary : 3 result(s)

English Turkish
General
part one n. birinci kısım
However, Part One also identifies a number of shortcomings in the judiciary.
Bununla beraber, birinci kısımda, adli sistemde bazı yetersizlikler de tespit edilmiştir.

More Sentences
part one n. birinci bölüm
part one n. bölüm bir

Meanings of "part one" with other terms in English Turkish Dictionary : 65 result(s)

English Turkish
General
(one's) part n. üzerine düşen görev
(one's) part n. üstüne düşen görev
do one's part v. üzerine düşeni yapmak
become a part of one's store of ideas v. aklında yer etmek
do one's part v. üzerine düşen görevi yapmak
do one's part v. kendi üzerine düşeni yapmak
do one's part v. kendine düşeni yapmak
do one's part v. kendi üzerine düşen görevi yapmak
comprise one part of v. bir bölümünü oluşturmak
on the one part adv. bir yandan
on one's part adv. kendine has
Phrasals
poke (one) in (some body part) v. (birisini bir yerine) bir şey sokmak/bir şey batırmak
poke (one) in (some body part) v. (bir yerini) çıkarmak
poke (one) in (some body part) v. dürtmek
Phrases
on one's part expr. kendi açısından
Colloquial
one's better part n. birinin eşi
one's better part n. bir şeyin büyük bir kısmı
play no part in one’s life v. hayatında hiçbir rol oynamamak
Idioms
as part of one's job n. görevi gereği
part brass rags with (one) v. kavga ederek ayrılmak/boşanmak
part brass rags with (one) v. kavgalı ayrılmak/boşanmak
part brass rags with (one) v. bağlarını koparmak
part brass rags with (one) v. ilişkisini kesmek
part brass rags with (one) v. tartışmalı ayrılmak/boşanmak
part brass rags with (one) v. tartışarak ayrılmak/boşanmak
part brass rags with (one) v. ipleri koparmak
part brass rags with (one) v. iplerini koparmak
part (one's) hair v. gümbürtülü olmak (ses)
part (one's) hair v. şiddetli olmak (ses)
part (one's) hair v. saçını yivinden ayırmak
part (one's) hair v. saçını ayırmak
part (one's) hair v. çok yüksek olmak (ses)
part (one's) hair v. (birinin) kafasına teğet geçmek
part (one's) hair v. (birinin) saçının içinden geçmek
part (one's) hair v. saçını ikiye ayırmak
play (one's) part v. kendinden bekleneni yapmak
play (one's) part v. üzerine düşeni yapmak
play (one's) part v. gerekeni yapmak
for one's (own) part expr. kendi payına
as part of one's job expr. işi gereği
for one's part expr. biriyle ilgili olarak
on one's part expr. birine göre
for one's part expr. birinin açısından
on one's part expr. biriyle ilgili olarak
for one's part expr. birinin nazarında
for one's part expr. birinin payına
on one's part expr. birinin açısından
on the part of one expr. biriyle ilgili olarak
on one's part expr. birinin nazarında
for (one's) part expr. (birinin) payına
for (one's) part expr. (birinin) açısından
on the part of one expr. birinin nazarında
for one's part expr. birine göre
on the part of one expr. birinin açısından
for (one's) part expr. (birinin) tarafından
on the part of one expr. birine göre
for (one's) part expr. (biriyle) ilgili olarak
on one's part expr. birinin payına
on the part of one expr. birinin payına
Technical
one-part code n. alfabetik kod
Military
one part code n. tek kısımlı kod
Slang
(a body part) is killing (one) expr. … beni öldürüyor
(a body part) is killing (one) expr. … beni mahvediyor
(a body part) is killing (one) expr. (bir organın ya da uzvun birisinin) canını acıtması
(a body part) is killing (one) expr. … resmen ağzıma sıçıyor